Bağımsız filmlerin dağıtıcısı M3 Film ve Kariyo & Ababay Vakfı işbirliğiyle hayata geçirilen Başka Sinema’nın Nisan ayı filmleri belli oldu.



4 Nisan – Kan Kokusu

Parkers ailesi, babaları Frank’in katı kurallarıyla herkesten uzak, münzevi bir yaşam sürmektedir. Annelerinin beklenmeyen ölümünün ardından Iris ve Rose küçük kardeşleri Rory’ye göz kulak olmalarının yanı sıra geçmişe ait ürkütücü bir sırrın yeni yüklenicileri olacaklardır. Fırtına nedeniyle taşan ırmak ailenin sakladığı vahşi sırrın ipuçlarını ortaya çıkarınca, evlerinin kapısı yıllarca ırak durdukları kasabalı tarafından çalınmaya başlanacaktır.

Jim Mickle’in yönetmenliğini üstlendiği ve 2010 yılında vaka yaratan Meksika filminin yeniden çevirimi olan “We Are What We Are / Kan Kokusu”, prömiyerini Sundance Film Festivali’nde yaptıktan sonra Cannes Film Festivali’nde “Yönetmenlerin On Beş Günü”ne seçilmiş ve oldukça etkileyici eleştiriler almıştı.



11 Nisan – Joe

Joe, bahtsız Gary Jones ve sefalet içindeki babasını, bir kereste şirketindeki “ağaç zehirleme” ekibine alır. Vurdumduymazlığıyla bilinen Joe, Gary’de farklı bir şeyler olduğunu hisseder: Kararlılık, bozulmamışlık ve Joe’nun artık inanmadığı bir direnç duygusu. Gary her şeyden mahrum kalmış, hayatında bir gün bile okula gitmemiştir ama tekrar de ailesine bakmak, babası canavarlaştığında kız kardeşini korumak ve daha iyi bir istikbal umuduna tutunmak zorundadır. Joe ve Gary ikisini de art dönülmez bir şekilde değiştirecek sıradışı bir bağ geliştirirler. Gary, üstesinden gelemeyeceği güçlükte bir tehlikeyle karşı karşıya geldiğinde Joe’dan yardım ister.



25 Nisan – Sıfır Teorisi

Usta yönetmen Terry Gilliam’ın son filmi Sıfır Teorisi (The Zero Theorem) 1985’te Brazil’le başlayıp 1995’te 12 Maymun’la devam eden distopya üçlemesinin son halkası. 1984vari distopik bir gelecekte geçen filmde Christoph Waltz, Melanie Thierry, David Thewlis, Matt Damon, Tilda Swinton, Ben Wishaw, Peter Stormare’dan oluşan parlak bir oyuncu kadrosu bir araya geliyor. İnsanlarla iletişim kurmayı pek sevmeyen, sıra dışı bir bilgisayar dehası olan Qohen’in hikayesi hayatın anlamını aradığı bir maceraya dönüşüyor. Qohen, her şeyin aslında hiç birşeye eşit olduğunu ispatlanmaya çalıştığı saklı bir projeye bulaşır. Ancak toplumu denetim eden Yönetim onu bu projeden uzaklaştırmak için ona aşık olabileceği bir yaşam tasarlamak iç her şeyi yapacaktır. Terry Gilliam’ın geleceğe dair karanlık bir portre sunduğu film kapitalizm ve inanç sistemlerine dair çarpıcı eleştiriler içeren bir taşlama.



25 Nisan – Sefer Tası

Hindistan’ın en kalabalık şehri ve yaklaşık 20 milyon nüfuslu Bombay’da her gün binlerce ev kadını öğle yemeği hazırlamakta ve bu yemekleri sefer taslarında, 120 yıldır geleneksel olarak devam eden mucizevi sayılabilecek bir sistemle kocalarına ulaştırmaktadırlar. Ancak bir gün kurye, bir sefer tasını yanlış adrese teslim eder. Film, dört milyonda bir ihtimalle yanlış adrese teslim edilen bu sefertası ile başlıyor. Orta halli ev hanımı Ila’nın özenle hazırladığı sefertasları emekliliğine az kalmış yalnız bir adam olan Saajan’a ulaşıyor. Hayalleri yok eden bu devasa şehirde ikisi de bir ümit buluyor sefer taslarında.